1915 Çanakkale köprü inşaatı, yeni yönetmelik ve boğaz trafiğindeki tehlikeler: Gelibolu’daki büyük risk

1915 Çanakkale köprü inşaatı, yeni yönetmelik ve boğaz trafiğindeki tehlikeler: Gelibolu’daki büyük risk

1915 Çanakkale Köprüsü inşaatında deniz sahası çalışmaları ve ona bağlı olarak yapılan düzenlemeler Gelibolu önünde zaten çok riskli olan durumu daha da riskli hale getirdi. Düzeltici tedbir almak yerine her geçen gün tehlikeyi tetikleyici ve yıkım etkisini artırıcı yeni düzenlemeler yapılıyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 15 Ağustos 2019 günü Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak yürürlüğe giren Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği’nin 26’ncı maddesi bu türden bir düzenlemedir. “Emniyeti sağlamak için yapıyoruz” denilen bu madde sadece ve sadece ticari menfaatlere katkı sağlayacak ve Çanakkale halkının canına, malına; Türk halkının deniz ve çevre emniyetine tehdit oluşturacaktır.

Gelibolu önünde 25 Ağustos 2019 günü iki dev gemi kaza yaptı. Büyük bir facia bir kez daha ucuz atlatıldı. 291 metre, yani üç futbol sahası boyundaki gemi ile 189 metre, yani iki futbol sahası boyundaki gemi çatıştı (çarpıştı). Haber ajansları bu denli büyük bir kazayı öylesine basit şekilde haberleştirdi ki kazadan neredeyse kimsenin haberi dahi olmadı.

Fakat bu kaza 2005 yılından beri aynı bölgede, aynı noktada, aynı şekilde meydana gelen 3’üncü büyük kazadır. (Kopya kaza)

2005 yılından beri o bölgedeki deniz trafiğiyle ilgili konularda çalışıyor ve orayla ilgili kafa yoruyorum.Teknik veriler diyor ki eğer tedbir alınmazsa orada çok daha büyük bir kaza yaşanacak.

Sene 2005. Gelibolu civarında henüz köprü inşaatı başlamamış. Köprü inşaatı sebebiyle denizde yapılan çalışmaların deniz trafik emniyetine olan olumsuz etkileri de henüz yok ortada. Gemilerin geçiş yaptığı koridor da henüz bugünkü gibi daraltılmış değil. Yani bugün deniz trafik emniyetini olumsuz yönde etkileyen yeni faktörlerin hiç biri o günlerde yok. Buna rağmen;

-Nisan 2005. Çanakkale Gelibolu önü. 244 metre boyundaki konteyner gemisi, 185 metre boyundaki gemiyle çatıştı. Konteyner gemisindeki 3 mürettebat acılar içinde ezilerek can verdi.Benzer kazaların olmaması için girişimler yapılması şarttı fakat kaza unutuldu sonrasında da hiçbir tedbir alınmadı.

-Geldik 2015 yılına. Tedbir alınmıyordu fakat aynı bölgede hatta aynı noktada benzer tehlikeler 10 yıldır sürekli yaşanıyordu. Bu olaylar kazayla sonuçlanmadığı için hiç kimsenin haberi dahi olmuyordu. Bu tür tehlikeleri sahada hemen her gün yaşamakta olan çalışanlar olarak tedbir alınsın diye girişimler yapıyor, olayları raporluyorduk. Lakin yönetim kadroları duyarsız kalıyordu.

-Haziran 2015. Çanakkale Gelibolu önü. Yolcu gemisi ile tehlikeli yük taşıyan tanker çatıştı. Tanker hasar aldı ve yarıldı. Yanıcı, patlayıcı ve uçucu olan yükü denize sızmaya başladı. Çok ağır ve keskin bir koku salıyordu. Yolcu gemisinde tamı tamına 1235 kişi vardı. Aynı şekilde tankerde de onlarca personel vardı. Dünya denizcilik otoriteleri tarafından en tehlikeli deniz kazalarının başında gösterilen senaryo Gelibolu önünde gerçek olarak yaşanıyordu. Çok şükür ki tankerin yükü alev almadı. Aksi takdirde binlerce insan yanarak can verecek, yangın Gelibolu’ya sıçrayabilecek ve facia çok daha büyük sonuçlar doğurabilecekti. Doğal olarak bu kaza dünya basınında da geniş yer buldu.

Sorun son derece karmaşık teknik detaylarla doluydu. Acilen yönetim kadrolarının harekete geçmesi soruna sebep olan tüm faktörleri belirlemesi ve Bakanlığın da bu çalışmalara öncülük etmesi şarttı. Çünkü aynı olaylar,aynı noktada sürekli yaşanıyor ve halen hiçbir tedbir alınmıyordu.

Deniz Trafik Operatörleri Derneği 20.08.2015 günü Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bu büyük tehlikeyi önlemeye yönelik geliştirdiği yöntemden ve çözüm önerilerinden bahseden rapor sundu. Fakat sonuçsuz kaldı.

 

Mayıs 2016. KEGM Genel Müdürü değişti. Yeni Genel Müdür soruna hemen el attı. Yaşanmış kazaları, olayları inceleme ve benzerlerinin tekrarlanmamasına yönelik girişimler başlattı. Bu konularda çalışacak komisyonlar kuruldu.

Kuruldu kurulmasına da...

Mayıs 2017. KEGM Genel Müdürü görevden alındı. Yeni Genel Müdür kendinden önce başlatılmış bu türden çalışmaları durdurdu. Gelibolu’daki tehlike olduğu gibi duruyordu lakin o tehlikeyi önlemeye yönelik başlatılan çalışmalar rafa kaldırıldı.

Peki sonrasında ne oldu?

- 2018 yılı başları. Tam da bu kazaların olduğu bölgede Köprü inşaatıyla ilgili deniz çalışmaları yoğunlaşmaya başladı. Zaten çok riskli olan bölgede risk daha da arttı.

- Çanakkale 1915 Köprü bacakları sebebiyle gemilerin geçiş yaptığı koridor daraltıldı, risk daha da artırıldı.

- 15 Ağustos 2019’da mevzuat değişti. 26’ncı madde ile hem tehlikenin boyutu hem de kaza olasılığı daha da arttı. (Bu madde özetle şuna sebep olur. Eskiden Çanakkale Boğazına yaklaşık bir saat on beş dakika aralıklarla tehlikeli yük taşıyan büyük tanker alınırken artık yarım saat arayla alınabilecek. Yani boğaz içinde aynı anda eskiden olduğunun iki katından fazla sayıda büyük tanker olacak.)

- 25 Ağustos 2019’da aynı noktada iki dev gemi çatıştı ve çok şükür ki yine ucuz atlatıldı.

Bu şekilde devam ederse Çanakkale Gelibolu önünde büyük bir kaza yaşanması kaçınılmazdır.

Ne kadar acı değil mi? Tarih boyunca pek çok yıkım görmüş, badireler atlatmış şehitler diyarı Çanakkale ve onun destanlar yazdıran yarımadası Gelibolu 21’inci yüzyılda yine tehdit altında. Deniz faciası yaşanacağı gerçeğini göremeyenlerin oluşturduğu tehdit.

Gelibolu önünde olacak yeni bir kaza için hiç kimse “Fıtratında var” diyemez.

 

KAYNAK : HASAN TERZİ AYDINLIK GAZETESİ