Çanakkale Belediyesi Herkese Eşit Ama
Bazılarına Daha Eşit
Barışın Kenti şiarı; aslında kenti uzun yıllardır yöneten CHP içinde hiç karşılık bulmadı.
Biraz geçmişe gidelim ve gülümseyelim.
Yıl 2012 yılı sonu idi parti (il binası) binasının önünde partililer, muhalif Belediye Meclis Üyeleri, CHP Çanakkale Milletvekili Soydan, İl Başkanı ve kalabalık bir grup partili Belediye Ekibine karşı verdiği delege seçimlerini ezici fark ile kazanmıştı.
Hava her zaman ki gibi neşeli idi. Çünkü Belediye Ekibinin kibirli, Kentin Efendileri duruşu argo tanımlama ile çizilmişti.
CHP'li bir Belediye Meclis Üyesi belediye denetleme komisyonunda görevli idi. Hangi gazetenin bir yıl içinde ne kadar para aldığını anlatmaya başladı. Önce herkes şaka yapıyor sandı sonra ise cebinden fotokopi çekilmiş kağıdı çıkarıp okuyunca herkes gülmeye başladı.
Çünkü En alt sırada Çağdaş Çizgi Gazetesi'nin faturası vardı.
Bazı Ali Kemaller ağlıyorlar ya Devlet bize bakmıyorun, Çanakkale karşılığına tekabül ediyor. Belediye bize destek vermiyor söylemlerinin ne kadar gerçekçi olduğunu kalabalık bir grup partili görmüş oldu.
Anımsadığım kadarı ile birinci sırada 84 bin TL,
78 bin TL
üçüncü 54 bin
dördüncü 48 bin
beşinci 34 bin TL
altıncı 22 bin TL
yedinci sırada rahmetli Cahit Abi bile 17 bin TL reklam faturası kesmiş belediyeye.
Hala aklıma geldikçe gülümsediğim bir gündür.
Peki Çağdaş Çizgi Gazetesi (Demokrat Gazetesi) neden 118 TL faturası olduğunu soranlara yaptığım açıklamayı yazmam gerekiyor yazarken de gülümsüyorum.
Bir sabah büroda iken Büro telefonu çaldı. Genç bir hanım Çanakkale Belediyesi'den aradığını söyledi. Ve bir hafta yayımlanmak üzere gazetelerin üçüncü sayfalarına etkinlik ilanı vereceklerini söyledi. Cümlesini tamamlamadan konuşmayı bölerek, 'Hanımefendi sanırım siz Belediyede ya stajersiniz yada işe yeni başladınız dedim.
Barış Kelebeği Ülgür Gökhan ve Ekibi kendilerine biat etmediğim için ellerinden gelse suyu kesecekler dedim. Siz lütfen şefinize tekrar sonun benim yüzümden ekmeğimizden olmayın dedim. Hanımefendi telefonu kapattı uzun süre sonra tanımadığım bir cep telefonu numarasından arandım. Küçük hanım bana ,'ağabey çok teşekkür ederim Uyarın için yoksa iş yerinde sorun olacakmış. Uyarın için teşekkür ederim dedi. Sonra ise ama şefim küçük bir reklam verelim dedi. Bende gerek yok dedim.
Bir gün sonra iki Hanımefendi büromun kapısında gördüm. Kendilerini tanıttılar. Reklam cdsini verdiler. Ardından ise fatura kesmemi istediler.
Rakamdan KDV dahil 118 tl idi. Bu fatura da zaten mahsup edildi.
Aklıma geldikçe gülümseten olaylar zinciri yaşandı.
Nerden mi aklıma geldi. Hızır Paşa türküsü çalıyordu çağrışım yaptı...
şimdilik bu kadar....