Köy Çocuklarının Okuma Hakkı Ellerinden Alınıyor!
Köy Çocuklarının Okuma Hakkı Ellerinden Alınıyor!

Milli Eğitim Bakanlığı, köy çocuklarının eğitim hakkını bütçe ve tasarruf gerekçelerinin arkasına saklanarak görmezden gelemez. Ya köy okulları yeniden açılmalı ya da taşımalı eğitim sistemi işler hâle getirilmelidir.”
Köylerde yaşam her geçen gün zorlaşırken, üretime tutunmaya çalışan çiftçilerimiz ve aileleri şimdi de çocuklarının eğitim hakkı için mücadele etmek zorunda bırakılıyor. İYİ Parti Çanakkale İl Başkanı Prof. Dr. Harun Baytekin, taşımalı eğitim sisteminde yaşanan sorunlara tepki göstererek Millî Eğitim Bakanlığı’nı göreve çağırdı. Baytekin, köy çocuklarının eğitim hakkının ekonomik gerekçelerle sınırlandırılmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.
“Tasarrufun bedelini köy çocukları ödüyor”
Köylerimizde nüfus azalıyor, üretim yapmak zorlaşıyor, gençlerimiz geçim kaygısıyla köylerinden uzaklaşmak zorunda kalıyor. Bütün bu sorunların ortasında, köyünde kalmak ve üretmeye devam etmek isteyen ailelerimiz bir de çocuklarını okutabilmek için mücadele veriyor.
Köylerde yeterli öğrenci bulunmadığı gerekçesiyle uygulanan taşımalı eğitim sistemi, bugün bütçe ve tasarruf gerekçeleriyle işlevini yerine getiremez hâle geliyor. Taşımalı eğitim kapsamında açılan ihalelerde öğrenci başına belirlenen ücretlerin servis taşımacılığının gerçek maliyetlerini karşılamaması, kooperatiflerin ve taşımacıların ihalelere katılmamasına yol açabiliyor.
İhale açmakla eğitim hizmeti sağlanmış olmaz. Asıl mesele, çocukların okullarına güvenli, düzenli ve sürdürülebilir biçimde ulaşabilmesini sağlamaktır. Millî Eğitim Bakanlığı’nın görevi yalnızca kâğıt üzerinde bir sistem kurmak değil, bu sistemin sahada çalışmasını temin etmektir.
Bugün köy çocuklarının okula ulaşımını sağlayacak araçlar bulunamıyorsa, ihaleler karşılık bulmuyorsa ve aileler çocuklarını okutabilmek için yeni çözümler aramak zorunda kalıyorsa burada ciddi bir yönetim ve planlama sorunu var demektir.
“Eğitim hakkı ailenin maddi gücüne bırakılamaz”
Çocuklarını okutmak isteyen köylülerimiz, büyük fedakârlıklarla yaşamlarını sürdürürken bir de il ve ilçe merkezlerinde ev kiralamak, yurt bulmak ve çocuklarının barınma giderlerini karşılamak zorunda kalabiliyor. Zaten artan yaşam maliyetleriyle mücadele eden ailelerin omuzlarına yeni yükler bindiriliyor.
Peki, bir çiftçi ailesi çocuğunun eğitimini sürdürebilmek için şehir merkezinde ev kiralayamıyorsa ne yapacak? Bir ailenin maddi imkânları yeterli değilse çocuğu eğitiminden vaz mı geçecek? Köyde doğan bir çocuk, yaşadığı yer nedeniyle eğitim olanaklarından daha az mı yararlanacak?
Millî Eğitim Bakanlığı bu sorulara yanıt vermek ve kalıcı çözümler üretmek zorundadır. Çünkü eğitim hakkı, ailelerin ekonomik gücüne, yaşadıkları yerin merkezlere uzaklığına veya ulaşım ihalesine katılacak işletme bulunup bulunmamasına bağlı olamaz.
Eğitimde fırsat eşitliği, yalnızca şehir merkezlerinde yaşayan çocuklar için değil, ülkemizin en uzak köylerinde yaşayan çocuklarımız için de geçerli olmalıdır.
“Lise çağındaki gençler de unutulmamalı”
Sorun yalnızca ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklarla sınırlı değildir. Lise çağındaki gençler de eğitimlerini sürdürebilmek için ciddi ulaşım ve barınma sorunlarıyla karşı karşıya kalabiliyor.
Köylerde yaşayan gençlerin eğitimlerine devam edebilmesi için ailelerin kendi imkânlarıyla çözüm üretmesini beklemek, kamunun sorumluluğunu ailelerin omuzlarına yüklemektir. Üstelik köyünde kalmak, ailesinin yanında yaşamak ve ileride tarımsal üretime katkı sunmak isteyen gençler açısından bu durum, köyden kopuşu hızlandıran bir etkene dönüşebilir.
Tarımda genç nüfusun azalmasından, kırsal yaşamın gerilemesinden ve üretimin sürdürülebilirliğinden söz ederken köy çocuklarının eğitim olanaklarını daraltmak büyük bir çelişkidir. Köyleri yaşatmanın yolu, orada yaşayan insanların eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetlere erişimini güvence altına almaktan geçer.
“Millî Eğitim Bakanlığı’na açık çağrımızdır”
İYİ Parti Çanakkale İl Başkanı Prof. Dr. Harun Baytekin olarak Millî Eğitim Bakanlığı’na çağrımız açıktır:
- Köy okulları yeniden değerlendirilmeli, öğrenci sayısı ve yerel koşullar dikkate alınarak kapalı okulların eğitim-öğretime açılması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
- Taşımalı eğitim ihaleleri gerçek maliyetler üzerinden düzenlenmeli, öğrenci başına belirlenen ücretler sürdürülebilir bir taşımacılık hizmetini mümkün kılmalıdır.
- İhale sonuçsuz kalan köyler için acil çözümler üretilmeli, hiçbir çocuk ulaşım imkânı bulunmadığı için eğitiminden mahrum kalmamalıdır.
- Lise çağındaki öğrencilerin ulaşım ve barınma sorunları ele alınmalı, kırsalda yaşayan gençlerin eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmeleri sağlanmalıdır.
- Kırsal bölgelerde eğitim planlaması uzun vadeli yapılmalı, yalnızca kısa vadeli bütçe tasarrufları değil, köylerin geleceği ve ülkemizin üretim kapasitesi de dikkate alınmalıdır.
Kamu kaynaklarının verimli kullanılması elbette önemlidir. Ancak tasarruf adı altında çocukların eğitim hakkını riske atmak, geleceğimizden tasarruf etmek anlamına gelir. Eğitim hizmetinin maliyeti hesaplanırken yalnızca bugünün bütçesine değil, eğitime erişemeyen çocukların ve giderek boşalan köylerin geleceğine de bakılmalıdır.
“Köy çocuklarının geleceği tasarruf kalemi değildir”
Devletin temel sorumluluklarından biri, her çocuğa eşit eğitim imkânı sunmaktır. Bu sorumluluk, coğrafi koşullar veya ekonomik gerekçeler öne sürülerek ortadan kaldırılamaz.
Köylümüz toprağını terk etmesin, gençlerimiz üretimden kopmasın, ülkemiz gıda üretiminde kendi kendine yetebilme hedefinden uzaklaşmasın istiyorsak kırsal yaşamı bütün yönleriyle desteklemek zorundayız. Bunun ilk şartlarından biri de köy çocuklarının eğitim hakkını güvence altına almaktır.
Millî Eğitim Bakanlığı’nı, taşımalı eğitim sisteminde yaşanan sorunları görmezden gelmek yerine çözüm üretmeye davet ediyoruz. Köy okulları yeniden açılmalı, taşımalı eğitim sistemi gerçekçi ve işler bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Unutulmamalıdır ki köy çocuklarının eğitim hakkı bir lütuf değil, devletin yerine getirmek zorunda olduğu temel bir sorumluluktur. Çocuklarımızın geleceği bütçe hesaplarına sıkıştırılamaz. Köy çocuklarının okuma hakkı korunmalı, aileler bu mücadelede yalnız bırakılmamalıdır.
Prof. Dr. Harun Baytekin
İYİ Parti Çanakkale İl Başkanı




